Kurum
Atatürk Üniversitesi
Sosyal Bilimler Enstitüsü · Temel İslam Bilimleri Ana Bilim Dalı
Daha son Muînüddîn-i Çiştî (v. 633/1236) ve Çiştiyye tarîkatını konu edinen bu çalışmanın temel amacı ilk olarak Muînüddîn-i Çiştî'nin tarihî şahsiyeti ile tasavvufî düşüncesini daha sonra da Çiştiyye'nin Afganistan'dan Hindistan'a taşınma süreci, yayıldığı merkezler, Çiştîler'in diğer din mensuplarıyla iletişimleri, ilmî faaliyetleri, Çiştiyye'nin tasavvufa dair nazarî-amelî esâsları, âdâb, erkân ve tasavvuf kıyafetleri ile ilgili görüşlerini analiz etmektir. Hind alt kıtasının İslamlaşmasında önemli rolü olan bu tarikatın ülkemizde çalışılmaması, bizleri bu konuyu detaylı bir şekilde araştırmaya sevk etmiştir. Yaklaşık sekiz yüz yıllık bir geçmişi olan söz konusu tarîkat araştırılırken öncelikle literatür açısından dönemin temel kaynakları ile onları takip eden asırlarda kaleme alınan sonraki eserlere bakılmıştır. Bu eserler geniş bir incelemeye tabi tutularak Muînüddîn-i Çiştî ve Çiştiyye tarîkatının tarihi ve tasavvufî anlayışı tespit edilmeye çalışılmıştır. Araştırma neticesinde elde edilen sonuçlar kısaca şöyle özetlenebilir: Muînüddîn-i Çiştî, milâdî on ikinci yüzyılın ikinci yarısı ile on üçüncü yüzyılın ilk yarısında yaşamıştır. Türkistan taraflarında eğitimini tamamladıktan sonra Çiştiyye pîrlerinden Osman Hârvenî (v. 603/1207)'ye intisâb etmiştir. Sünnî eksenli bir tasavvuf anlayışına sahip olup, ilâhî aşk, hoşgörü ve tüm insanlara karşı sevgi anlayışını benimsemiştir. İrşâd sahasında aksiyoner bir sûfî portresiyle, Hindistan toplumunu İslâm'a davet ederken müsamahalı davranmıştır. Felsefî tasavvuftan ziyade amelî tasavvuf çizgisini takip etmiş, te'lifattan çok irşâd ve tebliğ faaliyetlerine yoğunlaşmıştır. Birçok tarîkat pîrinin sohbetinde bulunmakla birlikte Çiştiyye'nin usûl ve esâslarını benimseyerek hayatını sürdürmüştür. Afganistan'da ortaya çıkan Çiştiyye tarîkatı, daha sonra milâdî XII. asırda Muînüddîn-i Çiştî ile birlikte Hind alt kıtasına taşınmıştır. Günümüzde başta Hind alt kıtası olmak üzere dünyanın birçok farklı ülkelerinde yayılmıştır. Muînüddîn-i Çiştî'nin vefâtından sonra tarîkat birkaç kola ayrılmıştır. Bunlardan en yaygın olanları Nizâmiyye ve Sâbiriyye kollarıdır. Çiştiyye, Horasan ve Türkistan tasavvuf anlayışının etkin olduğu Sünnî kökenli bir tarîkattır. Tarîkatın, Hind alt kıtasının hem Müslümanlaşmasında hem de siyasî ve sosyo-kültürel hayatında önemli etkileri olmuştur. Amelde "Hanefî", 'akâidde "Mâturîdî" olan Çiştîler, hem diğer tarîkat mensupları ile hem de Hind alt kıtasının diğer dîn mensupları ile barış içerisinde yaşamışlardır. Tarîkat, siyasî otoriteden uzak durmak, Sünnet'e bağlılık, vahdet-i vücûd doktrinini kabul etmek, rü'yetullahın rüyada ve âhirette gerçekleşeceği fikrini savunmak, semâ ve semâ ehline değer vermek, topluma hizmet etmek, yoksulları yedirmek, yolcuları ve kimsesizleri barındırmak ve dergâha gelen hediyeleri ihtiyaç sahiplerine dağıtmak gibi esâslar çerçevesinde gelişmiştir. ra doldurulacaktır
harvest kaynaklı özet
Kaynak: YÖK Ulusal Tez Merkezi · yok:rHSns9ozQD8rcjXznAkbBQ