Kurum
ANKARA SOSYAL BİLİMLER ÜNİVERSİTESİ
İSLAMİ ARAŞTIRMALAR ENSTİTÜSÜ · FELSEFE VE DİN BİLİMLERİ ANABİLİM DALI
Bu çalışmamızda Farabi ve İbn Sina'nın Faal Akıl ile ilgili görüşleri din-felsefe ilişkisi bağlamında tartışılmıştır. Her iki filozofun kurmuş olduğu felsefi sistem, İslam dini ve Yunan felsefe geleneğine bağlı olmak üzere iki saç ayağı üzerine inşa edilmiş ve temellendirilmiştir. Onlara göre filozofun elde etmiş olduğu bilgi ile peygamberin vahiy meleğinden aldığı bilgi aynı kaynaktan yani Faal Akıldan neşet etmektedir. Onların bu kanaat ve değerlendirmeleri felsefe ve dinin uzlaştırılmasına bir anlamda bu ikisinin bir olduğuna ve aynı mecrayı temsil etmiş olduklarına hatta birbirinin mütemmimi mesabesinde olduklarına delalet etmektedir. Onlara göre Faal Akıl, İki âlem arasında aracılık görevini yürütmekte olup hem varlığın/oluşun hem de bilgi elde etmenin temel nedenidir. Diğer bir deyişle bilginin oluşmasında, fizik ve metafizik arasındaki bağlantının kurulmasında, metafizik bilginin elde edilmesinde en önemli etken Faal Akıldır. Onlara göre insanı akli anlamda yetkinleştiren yani kuvve halinden bilfiil hale getirip bilginin oluşmasını sağlayan ve insanın en büyük amacı olan mutluluğun elde edilmesini sağlayan yegâne ölçüt Faal Akıldır. Faal Akıl ile ittisali gerçekleştiren filozof bunları akli delilerle anlatırken peygamber bunları mütehayyile yetisi sayesinde sembolik çağrışımlarla dile getirmektedir. Onlara göre filozofun akli çaba ile Faal Akıldan almış olduğu bilgi belli bir zümreye (havas) hitap ederken, peygamberin kullanmış olduğu sembolik dil sayesinde avama hitap ettiğini belirtmişlerdir. Anahtar Kelimeler: Farabi, İbn Sina, Felsefe, Din, Faal Akıl, Filozof, Peygamber.
harvest kaynaklı özet