Kurum
Ondokuz Mayıs Üniversitesi
Sosyal Bilimler Enstitüsü · Temel İslam Bilimleri Ana Bilim Dalı
Kur'ân'ı Kerîm, nüzülünden günümüze kadar en çok okunan ve yorumlanan önemli kitaplardan biridir. Onun ilk muhatabı ve mübelliği Hz. Peygamber (sav)'dir. Kur'ân'ın anlaşılması ve yorumlanması faaliyetlerini Kur'ân'ın nüzulüyle başlatabilir. Çünkü Kur'ân, bizzat kendisini açıklayan ilk ve en önemli müfessirdir. Hiyerarşik olarak Kur'ân'ı açıklama ve yorumlama konusunda ikinci otorite Hz. Muhammed (sav)'dir. Ashab-ı Kiram döneminde ise Kur'ân-ı Kerim'i yorumlama faaliyeti zamanla yaygınlaşmış ve sonraki dönemler için ashabın Kur'ân hakkındaki görüş ve yorumları kaynak teşkil etmiştir. Kur'ân'ı anlama ve yorumlama faaliyeti, daha sonraki dönemlerde de aralıksız bir şekilde gelişerek günümüze kadar devam edegelmiştir. Müslüman her âlimin, ilk hedefinin Kur'ân'ı anlama ve yorumlayarak halkın onu anlamasını sağlamaya çalışmak olduğunu söyleyebiliriz. Zira din ilimlerinde (özellikle tefsir ilminde) yapılan hiçbir ilmî çalışma ve faaliyet, Kur'ân'dan referans almadan meşruiyet kazanamaz. Binaenaleyh; ulemanın meşruiyetinin Kur'ân'a vukufiyetleriyle doğru orantılı olduğunu söylemek, abartı olmaz. Bunun yanısıra kendi dönemlerinin sorunlarına cevap verebilmek ve Kur'ân'ın bazı ayetlerinin hatalı veya eksik yorumlandığını ve bundan dolayı da yanlış anlaşıldığını düşünen ulema, bu konudaki eksiklikleri gidermek adına tefsir faaliyetlerini aktif bir şekilde sürdürmektedirler. Bahsi geçen ulemadan biri de Muhammed el-Emîn el-Hererî'dir. Hadâiku'r-Ravhi ve'r-Reyhân adlı eseri, tefsir sahasında kaleme alınmış önemli eserlerden biridir. Biz, bu çalışmayla hem eseri hem de müellifini tanıtmayı ve "konumuz çerçevesinde" bakış açısı kazandırmayı hedefledik. Çalışmamızın konusu, ismi geçen eserin metodu ve müellifinin kadın konusuna yaklaşımıdır. Bundan dolayı, günümüzde feminizm akımı başta olmak üzere birtakım çevrelerin sıkça Kur'ân'a yönelttikleri kadın merkezli eleştirilere de cevap bulmaya çalıştık. Sözü geçen çevrelerin Kur'ân'a yöneltiği en önemli eleştirilerden birkaçı şunlardır: Kur'ân'ın kadınların dövülmesine ve çok eşliliğe izin vermesi, kadının mirasta erkeğin alacağının yarısı kadar almasını ve tesettüre girmesini emretmesi, iki kadının şahitliğinin bir erkeğin şahitliğine denk olması, talâk hakkının erkeğe verilmiş olması, liderlik ve eğitim konularında kadınların kısıtlanmış olması… Bu çalışmamızda biz, ilgili eser bağlamında müellifimizin yukarıda zikredilen eleştiri ve iddialara nasıl cevap verdiğini tespit etmeye çalıştık. Sonuç itibariyle bu çevrelerin, Kur'ân'a yöneltikleri eleştiriler konusunda haklı olmadıkları kanaatine vardık. Eleştiri sahiplerinin niyetlerini -onlar açıkça belirtmedikleri müddetçe- bilemeyeceğimiz için eleştirilerinde kullandıkları argümanlar üzerinden onlara cevap vermeye çalıştık. Kullandıkları argümanların yetersizliği veya çarpıtılmışlığı, ya eleştirdikleri konuda yeterli bilgiye sahip olmadıklarının ya da art niyetli olduklarının bir göstergesi olarak değerlendirilebilir. Hatta iddia ve eleştirilerinin aksine Kur'ân, kadının kaybolan onurunu ve hukukunu iade etmiştir. Çünkü Kur'ân, kadının onur ve izzetine aykırı davranışları yasaklamış, kadınların erkekler tarafından sömürülmesini engellemiş ve onu "birey olarak" konumlandırmıştır. Mahrum edildiği hakları, Kur'ân'ın sarih ifadeleriyle açık ve net bir şekilde vaz' edilmiştir.
harvest kaynaklı özet
Kaynak: YÖK Ulusal Tez Merkezi · yok:BtTHYnbtKsUKUJmK7tKxqQ